Pazar kahvaltımı, evde yalnızım demeden şölen tadında yaptım. Kalabalık kahvaltının gereği, demliği de ağzına kadar doldurup güne dopdolu bir ruh haliyla başladım. Şimdi ısıtıp ısıtıp içiyorum kendilerini. Biraz sonra geceyi maç seyretme amaçlı gittikleri Urla'da geçiren annem ve babam da gelecek ve demlik dibini görecek;)
Annelerin ve de benim gibi anne olma ümidiyle tüm sevgilerini konu komşu, eş dost çocuklarına vererek, anne olacağı günü bir ümit bekleyen gönlü geniş tüm hanımefendilerin gününü kutluyorum. Biz kadınlara, anne olmadan verilen, taa yaradılıştan bu yana süregelen bu duygu değilmidir beraberinde sabrı da getiren. Bu duyguyla kadın affeder, bu duyguyla içinde hep merhamet taşır, gece 3-5 uyanmalarının çetelesini tutmaz kadın. Ağlamaya belki de ondan bu kadar yakın. Hassaslığı bundandır kadının. Gün gelir bir söze alınarak temize çeker içini, gün olur bir söze muhtaç hisseder kendini. Gözyaşlarıyla hayata tek başına tutunabilen tek varlıktır o. Yuvayı yaptığı gibi yuvasını da yapmayı bilir canım dediklerine bir zarar geldiğinde. Kadın olmayı seviyorum; gözlerimin ağlamasını, yüreğimin sonsuz sevgisini, sevmeyenleri sevmeyi, somurtan yüzlere gülümseyebilmeyi ve her düşüşte hayatta bir güzellik bulmayı becerebilen dişi gücümü.
Ümidimi seviyorum.
Elbette tek bir gün değil bugün; annelerimizi hatırladığımız ya da evlat olarak gereğini yerine getirmeye çalıştığımız!! İnce düşünerek, bir kadının ufak da olsa sürprizlere açık yüreğini hoş ederek mutluluğundan sebeplenme adına, anneciğime, babam ve kendi adıma hediye aldım. Dün tüm günümü buna ayırdım ve bu bahaneyle çokça gezdim. Biraz sonra arkadaşım gelecek, sonra bizimkiler, sonra kesin güneş batımıyla Pazar günüm Kordon'da sona erecek.
