Küçük Dünyama Takılanlara Fısıldadıklarım...: döndüm-dolaştım;DÖNDÜM((:

5 Ocak 2008

döndüm-dolaştım;DÖNDÜM((:

Ben bu ben değilim; tatilde ben değiştim. İyiyim iyiyim çok iyiyim. "Ne güzelmiş çalışmamak oohh" demedim, bizzat bunu damarlarımda hissettim geçen 14 gün:)) Yapmak istediğim her şeyi yaptım mı bilmem!! Zaten yapmakta elbette istemem, önümde bir ömür var daha benim. Ama en azından evde olsam bunu bende yaparmıydım dediğim sabah programlarını bile 5sn. ile 5dk. arasında da olsa izledim. Zevkliydi, sabah sabah hiç bu kadar ani duygu geçişleri yaşamamıştım. Konuşulan mevzulara ve mercek odaklı ağlayan insanlara anlam veremediğim gibi anlamsızca bir sürü küfür ettiğimi saymazsak oldukça eğlendim.
Haydiii şimdi kız isteyelim. E haydii...
Ne oldu şimdi ne kızı oluyor insan abuk surat ifadeleriyle dimi!! Hatta biraz da dudaklar aralanıp ağzı açık kalıyor. Konular ekranda bir anda böyle değişiyor da birbirlerini bile istiyorlar orda. İçimden size o anın şaşkınlığını yaşatmak geldi:))) Sabahları televizyon böyle bir şeydi. Evde kimse yok, herkes çalışırken oohh ben evdeydim ve arada çamaşırları bulaşıkları yıkarken french eşliğinde gözlerim ekranda "yok bu renk de olmadı" şeklinde oje şımarıklıklarımı yaşattım kendime her gün ve an. Beğenmedim sildim canım istemedi yeni bir renk beğendim. Kendimi bana ait o sıkıştırılmamış kadın zamanlarımda çok da özel hissettim. Yeni cilt bakım ürünleri aldım ki şu iki aydır biraz abarttım. Ama olsun inanın hepsini yarıladım. Estetik olmadım ama peelinglerle yüz keseleriyle fazla uğraşmış olmalıyım ki(sabah-akşam) bir süre sonra yüzümün değiştiğini fark ettim. Tatilim elbette sadece bunlardan ibaret değildi ama acaba bende ki şaşılası değişikliği sadece bu bakımlarla mı elde ettim diye de şimdi aklıma geldi. Sabah beni gören simitçi amcadan arkadaşlarıma kadar herkes yüzüme gülümseyerek bakarak bir "oooo" hitap şekilli sohbetlere başladılar ki insanda bağımlılık yapan cinstendi((:

24 kilo valizi son dakikada hazırlamak çok keyifliydi, kafayı fazla yormaya gerek yoktu tatil üzeri. Malzemeler dolaptaki her şeydi ve yapılışı çok kolay devasal bir valiz ki at kapat şekilli. Yani yola çıkışım bile keyifliydi ama nereden bilebilirdim ileride bu valizle beni zor günlerin beklediğini:( Her ne kadar yedek bir çantayı dev valize atsamda(ki "dev valize, kızmızı kız" diye hitap edeceğim) çok şekilli tatil planımda durak noktası Zeroşumun eviydi. Odasına yakıştırmaya çalıştım kırmızı kızı orta yere bırakırken, gözlerim gitmeye yakın sanki alışır gibi olsa da... Zehram'a ve ailesine 14 gün boyunca değiş-tokuş amaçlı her gelişimde abuk zamanlarda(bayram-yılbaşı) bile gösterdikleri anlayış için teşekkür ederim.

Zehra, Hande, Nilüfer ve ben gırgır şamata karsız tasasız çıktık yola Safranbolu'ya yaklaşırken karı gören biz 3 İzmir'li attık kendimizi yola. Biraz yuvarlandık karlandık sebeplendik. -8 dereceyi gören biz İzmirliler adına, daha ilk gün dedim kesin İstanbul'a döndüğümüzde yatak döşek yatacağız diye ama olmadı, temiz hava ve arınmış ruh halim beni yalancı çıkardı. Panzehir görevi görerek burada herkese bunu anlatmamı sağladı. "Ben hep hastayım ya; bünyem değilmiş problem olan doğalgazın yoğunlukla kullanılmadığı İzmir aslında havasıyla İstanbul'dan çok daha pismiş" Şu anda tüm çalışanlar hasta her zamanki gibi ve ilk defa başı çeken ben sağlam bir bünyeyle dedim ki 2008 merhaba...

Safranbolu gezimizde;

Safranbolu'nun konaklarını,
Biz de 3 gece konakta kaldık tüm ziyaretçiler gibi. Kalafatoğlu konağı bizi Kore'li daimi misafirleriyle karşıladı ve taştan lobisinde ilk nefesi aldık. Sonrasında 9 kişi "papaz kaçtı" oynadığımız bu taş duvarlı dinlenme yerinin aslında büyükbaş hayvanların mahali olduğunu öğrendim. Yani her konağın gibi ahırmış kendileri. Olsun güzeldi; galoş giyerek odalarımıza çıkmakta(ahşap zarar görmesin diye), gündüz kaloriferin yanması yasak olduğu için(çevre kirliliğine önlem amaçlı uygulama) banyo yapmaktan korksak da, konakta ki Koreliler'in uyku saatlerine pek uyum sağlayamayarak kısık kahkahalarla odamıza çıksak da ve hatta ahır kokusu solusak da çok güzeldi konakta yaşamak çook. Hayaller kurdum gözüm tahtalara dalarak bunu neden yapmışlar ki diye düşündüğüm çok şeyin süs amaçlı olduğunu öğrendikçe keyif aldım o zamanda yaşamaktan. Kısa süreliğine de olsa zorlu amaçlardan uzak süslü girdim yeni yıla((:
Çeviriköprü Konağı'nı,
Bu güzel konak ilgili personeli, lezzetli yöresel yemekleri ve eşsiz manzarası eşliğinde yapılan bol çeşitli sabah kahvaltısı ile biliniyor. Bence bir de bol kahkahalı sohbetimiz, kankamın(Koray) sadece bana özel baktığı havadan nem bulut kapıp yağmurlar yağdırdığı kahve falı ve Hande'nin bana patates kızartması yüzünden ciddii alınması unutulmazdı(((:
Çeviriköprü Kadıefendi Tesisleri Tel:(0370)7372493-7372203-7372208 Kastamonu Yolu 12. Km.SAFRANBOLU
Arasta Çarşısı ve meşhur Cinci Hanı,
Çarşıdan bol "kepçe" aldım ama minik şirin bakırdan yapılmış kepçe. Sosluk ve bardaklara rahatlıkla ayran koyabilmek için kullanılabilir, uygun fiyatlı güzel bir hediye çeşidi. Tahtadan yapılmış aynalar, taraklar, sandıklar v.s. dikkatimi çekmedi değil. Haa bir de sevenler için elbette bolca safran satılmakta. Cinci hanıda hemen orada; eskilerde kervanların uğradığı şimdinin gecelik konaklaması 140,00YTL olan konaklama yeri. Alt katında da restaurant kısmı bulunmakta fiyatlar çok da uçuk sayılmamakta.
Kankam Koray'ı,
Koray'cım bak işte tescillendin(((: Kuzenimin senelerdir arkadaşı olur. Kendisi iyi, dürüst, yakışıklı ve bekar bir bey. Bilgisayar işi ile uğraşıp Malatya'lı olan, iyi kahve falı bakıp orada 4 bayana eşli eden arkadaşım çok da iyi bir rehberdir bu arada((:
Yani ekibe bir kişi daha katıp sonrasın da çokca arkadaşları da ekleyip "hadii hadii" eğlenceli gecelere istinaden abartıp konağın bahçesinde eksi derecede mangal yapıp üzeri soğuktan donmuş rakımızı yudumladık. Dikemedik aslında soğuktu sadece yudumladık. Gece 3'de dağda karların içinde lastik yakarak ısınma amaçlı lastiklerin etrafında çevirme misali dönüp durmayıda eğlence haline dönüştürüp, lastik kokan kıyafetlerimizi de bagaja atıp ertesi gün yola çıktık.
İstanbul'da bir çok arkadaşımı gördüm ama içlerinde iki buluşma bende daha bi önemliydi. İlk buluşmamdı bu arkadaşlarımla; Cumhur ve Aslı. Cumhur'a çalıştığı halde zaman ayırdığı için ve geçen aya kadar yazılarını yazdığı ama şimdi kapanmış olan teknoloji televizyonunu bana gezdirerek, o sayfasında anlattığı günleri orada bana da birebir yaşattığı için teşekkür ederim. O televizyon birileri için önemliydi ve benimde uzun bir süredir akşamları takılıp kalarak takip ettiğim bir kanaldı. Ama orada sadece bunu değil emek veren gençleri de izledim, arkadaşımın o bitiş günlerinde içlerinde ki bitişi de değer verilmezliğin acısına da gözlemledim. Şimdi emekleri bölünüp her biri ayrı yerde olsa da öyle güzel dostlukları var ki buna Cumhur aracılığıyla tanık olmaktan çok mutlu oldum((: Cump teşekkür ederim.
Aslıcımla Merter duraklı İstiklal Caddesi yaptık. Güzel bir sabah kahvaltısı ardından onun Aslı olmadığını daha çok düşünmeye başladım. O günde 3-4 yazı yazacak kadar anlatımı yüksek Aslı'yı yüksek kapasitemle sündürerek tuttum bir de kilise de mum yaktırdım. Benim tatlı cadım gördün mü ben daha cadı çıktım:) Seni tanımak güzeldi ve hala hayal gibi. Sabahın kör vakti, hafta sonunda bana uyarak İstiklal keyfini bana yaşattığın için teşekkür ederim.
Yeni yıla kuzenim, eşi ve arkadaşlarıyla girdim. Kuzenim bende çok değerlidir. Biz birlikte büyüdük ve büyürken de ilk olan çok şeyi birbirimizle uzakta da olsak yakınen paylaştık. Çok şeye birlikte tanık olduk onunla tıpkı 2008'in ilk anları gibi.

11 yorum:

Desertwind dedi ki...

Huhuuu, ben geldim.Ne guzel anlatmissin herseyi.Ne kadar dolu dolu gecmis tatil.Valla sen de benim gibi cok usumussun anlasilan ama hos sohbetlerle icin isinmis:)

Teknoloji Tv kapandi mi?Cok uzuldum, ben eskiden bayagi bir takip ederdim, hatta teknoloji cahilligimi onlarla giderirdim.Insallah tekrar bir araya gelirler ve tekrar acilir kanal.

Sudamlam dedi ki...

hoşgeldin :) biz de damla ile her gün girip bakıyorduk acaba geldi mi diye, merakla bekliyorduk tatil anılarını.belli ki çok iyi gelmiş tatil :))bu arada iyi seneler...

TaTLiCaDiCa dedi ki...

hehe yav Sibel Abla dedim ya ben sana ben aslında öylee konuşabilen bi insan değilim kalem kuvvetli galiba biraz:) Ben o gün çok eğlendim hatta kilisideki mum olayında bile çok güzel bir gün geçirdim iyiki geldin yani:):):)

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

sizin kadar yatıp yuvarlanamasak da, kar tpu oynayabildik az bira işte. Safranbolu yu görmedik hala. Ama bu yılın programında var. Çok severim tarihi dokusunu kaybetmeyen yerleri. Teknoloji tv den ben bile yararlanmıştım. Hatta canlı yayın saatlerini izlerdim. Sevgiler bıraktım

angel dedi ki...

2 saattir açık olan sayfaya nihayet yazabiliyorum!!!!
Safranbolu büyülü bi yer evleri,arnavut kaldırımları...
sanırım bahsettiğin yerden ay-yıldız figürlü ve minik kalp şeklinde mumlar almıştım...


deep note:O ikonu yolladım sevgilime!!!
-Bu kimi hatırlatıyo aşkım dedim??
-Balıııımı dedi;)
haa unutmadan, parlatıcı değişti mi??

www.edasuner.com dedi ki...

yaşamış gibi oldum hani içtiğin resimler hıı bak söylerim herkeslere hee :) Siboşum kısmet olmadı bu kez yoktuk ama konuştuğumuz gibi bekliyorum kaç gel emi birtanem

sekerpembe dedi ki...

hoşgeldin, ama iyiki gitmişsin ki bunları bize anlatıyorsun harika anlatmışsın, seninle birlikde gezdim ama en çok snein coşkunu içimde hissettim.
ihtiyacım vardı, iyi oldu, iyi geldin bana...
2008 dilerim hepimiz için iyi bir yıl olur ve daha çok görüşürüz.

sevgilerimle

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Sibelcim, yazdığın yorumlar o kadar hoşuma gidiyor ki, malum yazıyı okumadan , da yorum yazanlarla karşılaşıyoruz. Sanırım henüz 24 kg lık valizi açıp yerleştirmekle meşgulsun:)). Gidip gelip aynı yazıyla karşılaştığımıza göre.
ıspanaklı pastayı hala cesaret edip deneyemedim. Bu tarifi de salata diye ağzıma atıp tatlı ile karşılaşınca çok şaşırmıştım.

sekerpembe dedi ki...

:)))
sen ne düyorsun ağır temkinli emin adımlarla iş yapmak konusunda uzmandım ben. daha öncede yazmıştım annemi canından bezdiriyordum. sanki sanat icra eder gibiydim. ama el mi mahkum, nasıl oluyorda oluyor mu bilmiyorum iş, güç, yol, gelen giden derken birde yapmak istediklerin var, film seyredeceksin kitap okuyacaksın, uyuyacaksın oje ni dğeiştireceksin falanda... ama en çok bence yapıla yapıla hızlanılıyor. paratik mirimmmm der-mi-şimmm:)))))))))
kesin bir alsancak yapalım seninle bir cumartesi ok?
olmadı sizin şu falcı kahve miydi neydi ona yada benzer bir yere?

sevgilerimle

sekerpembe dedi ki...

seni özledikkk ama dönüşün muhteşem oluyor ya şu günlerde bak sesimiz çıkmıyor:)))))

Cumhurdan.com dedi ki...

Sibel, öncelikle neden bukadar geç yazabildiğimi bildiğini biliyorum :D

Arkadaşlar o gün gerçekten çok güzeldi, kısa şurada anlatayım ayrıntıyı blog`umda anlatacağım.

Ben sürekli kanalda çalışırken üst katta cafe`de kahve içer yada yemek yerdim. Sibel`e o müthiş ve okadar özel kahvelerden birini ısmarlamıştım fakat yudumlarken gözlerindeki ışıltıyı görmeniiz isterdim :D