Küçük Dünyama Takılanlara Fısıldadıklarım...: Havadan sudan şeylere=Hayata Bu SOBE

4 Haziran 2008

Havadan sudan şeylere=Hayata Bu SOBE

Ne zaman yazı yazma amaçlı otursam bilgisayarın başına ki genelde de başında sayılırım ya, kendimi oturmuş uzuun uzadıya saçlarımla oynarken buluyorum. Anlaşıldı ki birşeyler düşünüyorum. En basitinden bu ara pek de yazmak gelmiyor içimden.
Haftasonu şöyle güzel böyle süper diye bahsettiğim blogcu arkadaşlarımla olan buluşmaya katılamadım. Ona da biraz kırgınım:(
Biraz kendime biraz çevreye biraz havalara... Hepsini toplasam havadan sudan şeylere=hayata...

Geçen hafta en güzeli huzur duyduğum mekanda üç bayan açtırdığımız beyaz şarabı denize nazır keyifle yudumlarken gülebilmekti hayata. Aliye dizisinin tok sesli, kıvrak zekalı, romantik adamı "müco"su (Barış Falay)'da yan masadaydı. Kısa boylu ama çoook tatlıydı. Eşi de öyle biriydi işte:( Rüya adamım ben kafayı bulmadan(allahtan) mekandan uzaklaştı.

Son birkaç haftasonum şehir dışında geçince bu haftasonum için de endişeliydim açıkçası. Havalar ısındığından sağımı solumu birbirinden ayırdım biraz tatil modunda dağıldım. "Geleceğim" diye son haber verişimden sonra benim gibi dağılmış arkadaşım Hülya gelince şehrime hediye... Benim blogcu buluşmasını ev sahipliğine kaptırdım. Onu da özlemişim dedim ki arkadaşıma bu ara yorulan gönlüm aracılığıyla; "Sen var ya iyi geliyorsun ruhuma. Gerçekten. Beni hiç yoruyorsun mesela" dedim. Bunun üzerine konuştuk, anladı ki bu ara yorulmuşum. Benimle aynı düşündü kasabamın sıcaklığıyla büyüyen, içi temiz arkadaşım. Sevgiyi konuştuk aydı dilden. Anladım ki yine fazla irdeliyor, gereğinden fazlaca kendimi yargılıyorum. O gün bu gün salmaya başladım, insanları idare eden yerlerimi;)

Geçen hafta yine bir sobeye yakalandım;) Nalancım sen Dubai'den Helsinki'ye gittin bu arada benim sobemi yanıtlandırdın... Ben ancak toparlayıp saçı başı yazmaya başladım(: Ama bu arada da düşünüp durdum;
En heyecanlısı hımm!!
En komik anısıı hıımm!!
Bugün güldüğüm fıkrayı bile hatırlayamayan ben, her bulduğum konu da şüpheye düştüm bu yüzden; "mutlaka daha iyisi vardır!!" diyerekten.
Desertwind Nalanım'dan gelen sobe mevzuu şu; cocuklugunuz da ya da gencliginizde yasadiginiz kendinizce en tehlikeli, en komik macera?
Tehlike diyince insanın aklına "ölüm" gelir elbette. Ölüme yakın oldum elbet bende hatta bu arada komik olarak da anılır oldum tehlikenin yanında((:
Tehlikeli ve komik hikayeler burada;)
Zıplamayı hoplamayı çok severdim ben de her çocuk gibi!! Ama çocukluğumu babamın işi gereği, Erzurum Oltu'da tehlikeli terörist zamanlar da -10 derece soğuk hava koşullarından dolayı da kaloriferin üzerinde çift camlı pencere önünde geçirdim, park manzaralı evimizde. Soğuk hava koşullarına alışkın çocuklar parkta oynarken ben korumalı evimizden onları izler ara ara da sadece izlemekten sıkılıp ağlardım:(
1 - Zıplamalardan birinde kalorifer peteğinin üzerinde yerçekimi kuvvetine yenik düştüm ve düşerken alnımın sağ üst saç bitim yerinden sivri kalorifer köşesine donkklattım ve dikiş attırmamak için evden kaçtım. Yani başıma geleceği anlamıştım.
2 - Evde vakit geçirmelerimde; annemin yorganları üstüste yığdığı odada ki yüklüğü(duvara sabitlenmiş dolap) bebeklerime yuva yapar, boyumu aşan yere zıplayarak pat diye yukarıya sıçrar, sonra da kapısını kapardım. Bir gün zıpladım ve acıyla çığlığı bastım. Nihayet annem buldu beni kıçışımda da annemin devv şişi((: Her yer kan, şişi popişimden çıkartan da anneannem;)
3 - Merdaneli çamaşır makinası konu ve de yine çamaşır günü... Parmağımı çamaşırla bir merdaneye kaptırdım ve yine çığlığı bastım. Kurtaran yine anneannem;))
Acaba bi düğmesi var mıydı geri geri döndüren!! İyi ki vardın anneannem...
4- Nihayet evden çıktııım, parka vardım(: "Yaramazlık yapma"(ben yaramazdım)" diye bin kere tembihlenince yaramazlık yapma korkusunun sonuçlarını bile bile sallanırken yalnışlıkla arkadaşım Esra'ya çarpıp kulağını patlattım): Korkudan kanala girip, kartalların, şahinlerin tepesinde uçtuğu dağa kadar ağlaya ağlaya sürünerek tırmandım ve gece yarısına(bulunana kadar) orada saklandım. Özür dilemekten çok korkardım ve buna zorlandım:( Sanırdım ki isteyerek yaptığın şeylere karşılık yenildiğini kabul etme şekli... Halbu ki değilmiş!! O zamanlar bile geri adım atmaktan nasıl da korkarmışım):
5- Büyüdüm ben(: Dikkati çeken bir genç kıs oldum ve de dikkatin üzerinde toplanmasını isteyen küçük erkek Şükrü'nün neredeyse kurbanı oluyordum): Yazlıkta denize batıp çıkarma fasıllı yakınlaşmasına astım rahatsızlığım dolayısıyla dayanamayınca son nefesimi veriş anını yaşadım ve de karada tüm yazlıkçıların huzurunda gözümü açtım. Eveet siyah-beyaz resimler görüyorsun ve de acayip bir huzurla o ışığa gitmek istiyorsun(: Ölümün acı vermediğini ve sonsuz huzuru(gerçek mutluluğu) o gün yaşadım;))
6- Yine bir yazlık macerası ikisi de 18. yaşıma yeni adım attığım zamanlarda... Doğum günüm de sürpriz olsun diye yat gezisi düzenleniyor ve rahat 25-30 kişi orada toplanıyor. Ben işte o gün yatın en yüksek yerinden atlıyor ve belimi sakatlıyorum. Sonrasında eve doktorlar geliyor, fizik tedaviler görülüyor ve acısı haala sürüyor:( Sonrasında ellerinde minderle arkadaşlar tarafından kucakta sahile taşındım her gün ve gece, tüm yaz süresince(:
Aynı yaz, sürat motoru alan arkadaşımın ilk sürüş konuğuydum ve demirlerine sıkıca tutunarak beni götürmesine ısrarıyla ikna oldum. Ama şakayı kakaya çevirdi son sürat giderken sesimi duymadığı gibi ellerim kaydıkça ayağımın pervaneye yaklaştığını da fark etmedi:( Bu durum bana sorarsanız sanki saatlerce devam etti. Bir hafta açamadığım ellerim mosmor olmuş, tırnaklarım etime geçmişti ve açılamayan ellerim yumruk biçimiyle sevgili Kağan'a hayırlı olsun demişti;)

Hehehe... Güzelmiş yaa, özledim yaramazlık yapmayı(: Ama için de kan olmasın artık korkuyorum. Hem aklıma gelip daha çook var anlatmadıklaım;) Evden kaçmalar, çatıda asılı kalmalar ve sonrası nice cezalar...
Ben de sobeliyorum... Bu sefer geçen ismini yazmadığım birkaç arkadaşı da seçiyorum;)
Nur'um, Lale ablacımm(bu sobeye zaten cevap verdin Lalişim ama olsun ismin geçsin istedim), SuDamlam, YaşamlaDans, UğurBöceği vee Mikro PC ((:

İyi ki yazasım yoktu(: Yine ortalığı dağıttım hihiiihii...

11 yorum:

Desertwind dedi ki...

Hihiii:)Sen de az degilmissin!Anilarina cok guldum.Su pervane olayinda hic hoslanmadim, cok yakin bir arkadasimin da oyle bir macerasi var ve o sansli olmamis, elinde bayagi derin dizleri var.

Neymiisss, oyle citi piti olduguna bakmayin, yakar dunyayi:)

Opuyom kocaman,

nalan

yasamladans dedi ki...

off canım ya sen neymişsin öyle.Bir de ben kendimi yaramaz sanıyordum.Demek yaramazlığında boyutları var..Sen bayağı tehlikeliymişsin :)
Okurken bile yüreğim hop hop etti.Allah korumuş valla.Zor bir sobeymiş.Aklıma da bişey gelmiyor,gecenin bu saatinde :))
Gelince yanıtlayacağım mutlaka..Sevgiler.

OZAY dedi ki...

Canım buluşmaya bende gelemedım aklım oralarda kaldı.Sana kucak dolusu sevgıler gonderıyorumcanım...

mikro-pc dedi ki...

sibel ablam ya :) bu aralar hakkaten en güzel mimler senden akıyor benim oraya. Mikro-pc'de bir sibel rüzgarı esiyor diyebiliriz biz buna :) Bu da güzel mimlerden olmuş hakkaten. Bugün gayriciddi onur ile yaptığımız bu söyleşiye yer vermiştim. O sebeple yarın veya bir sonraki gün mim kesinlikle cevaplanacaktır :)
Bu arada unutmadan söyleyeyim, seninle de bir mikro söyleşi gerçekleştirelim istiyorum. Umarım bu söyleşiyi bize bahşedersiniz...
Sağlıcakla

ŞEKERPEMBE dedi ki...

SİBEL BU NE YA, YAZIYA NEŞELİ BAŞLADIM DENİZE KARŞI ŞİARAP FALAN DERKEN SONRA O NE ÖYLE DİREK CİDDİ TEHLİKELER YAWWW... HANİ BENDE HEPSİND ENEŞELİ NEŞELİ BİR ŞEYDİR DİYEREK BAKTIM HER MEDDEYE SEN BÜYÜMÜŞSÜN TEHLİKELERDE BÜYÜMÜŞ.. HANİ KALORİFEE KAFA TUTMAK NEYSEDE ÖYLE ŞİŞLENMELER, SÜRAT TEKNELERİ FALAN... ALLAHIM ESİRGESİN BUNALRLA KAPANMIŞ OLSUN SENDE USLU DUR SİBEL AMAN HA... ÖYLE ÖBÜR TARAFLA BURUN BURUNA...
AMAN DİYEYİM.

SEVGİLERİMLE

Nurum dedi ki...

fıstıkııııım aldım hemen sobemiiii...düştüm yollara....hıım du bakalım ne kadar hatırlayabilicem... :)
bende de o isteksilik var çok fena,toparlayamıyorum bir türlü,bende oturuyorum pc başına ama yok tıkanıp kalıyorum yazarken..sonrada puuf vazgeçiyorum...ama biraz geçti döndüm sanırsam...

sende çok fenaymışsın kuzum yaa ne bu yaramsalık,seni gidi seni.... :)

hayat güsel,aşklarda öğle,olsalarda olmasalarda... :) öpüyorum seniii canııım... :)

Ece dedi ki...

Umarım artık uslanmışsındır.
'yok canııım' mı dedin?
Ben mi öyle anladım?
Senin için de dışın da hep gülsün canım
Sevgiyle

angel dedi ki...

Sibeeeelll!! sürat motoru,merdaneli makine hani yani direkten dönmek bu olsa gerek:))
neyseki urfa da deniz yok:)
merdaneli makınada tarıh olduguna göre...:)))))bi dahakı E.şehir çıkartmasını beraber yaparız umarım:(
çok eglen ama dikkat et kendine...
öptümm

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

heheheh neyseki yapmıştım bu sobeyi, ama bir sobe ödevim daha var. Mallarımı beyan edicem. Sen de az değilmişin ha, kafa kırmalar , bel sakatlamalar. Aman ha dikkat Sibelcim. Şu çatıda asılı kalmayı çok merak ettim, neden yazmadın, bi araya sılıştırıver. Yzarken yazarken konuyu oraya getiriver. Öptüm seni

mikro-pc dedi ki...

mim cevaplandırılmıştır ablacığım :)
http://www.mikro-pc.com/mim/yine-sobelendik/

ugurbocegimleafiyetle dedi ki...

Sibelcimmm başlangıç çok güzeldi ama tehlikeler korkuttu beni valla allah korusun, allah beterinden saklasınnn.. Sobelendiğimi daha yeni farkettim, bakalım ne zaman yazabileceğim, öpüyorum seni canımcımmmm, tehlikesiz günler diliyorum :)))