Küçük Dünyama Takılanlara Fısıldadıklarım...: mochalı-rotalı-sıcak su torbalı...

25 Şubat 2008

mochalı-rotalı-sıcak su torbalı...

Sabah sabah gözüm gönlüm açıldı. Sayfamı açmaya niyetlendiğim şu son 20 dakikadır müdür beyin allah nazarlardan saklasın bitmeyen telefonu dolayısıyla zorunlu misafirim olan İstanbul'dan transfer bey içimi keyiflendirdi. Ama, nazarlara gelen telefon bitti ve amacına eren misafir amaçsızca beni bırakıp gitti. İnsanın peşine takılıp bir kez daha İstanbul'a aşık olası geldi.

Aklıma yine Zehra geldi. Zehra perşembe günü Nilü'nün doğumgünü için İstanbul'dan kalktı İzmir'e geldi. Tıpkı karşımda oturan bey gibi, tıpkı rüzgar gibi, çok kısa bi zaman gibi, bir daha kim biliiir dedirtecek, arkasından el sallayıp su dökmek isteyecek kadar özlemle gelip geçti.

Perşembe Handecimle iş yerimi keyiflendirdiler ve sonrasın da beni canevimden vurup en sevdiğim cafeye gittiler. Çıkışta gittiğim de "sen gel mocha kölen olsun senin" dediğim MSN iletime istinaden aç karnına götürdüğüm mocha beni biraz sersemletse de açsan açılmaz bir muhabbetle kahkahalar koptu tüm gece. Sohbet biraz biiiipliydi. Biraz mı hehehehe... Çok keyifli, çok gerçekçi, biraz erkekli ve de arada özlemliydi. Cuma günü iş bitsin, Sibel doğumgününe gitsin dediğim işimi mühim bi buluşma için erken bitirip hasta olduğumda bile almayacağım iznimi bi adam uğruna kullanmış olsam da tam anlamıyla içim bayıldı sonrasında. Erkeklerin anlaşılmaz davranışlarına bir yenisi daha eklendi ve Sibel ya vermediği değerden ya da yine mii diye düşündürmeyecek kadar sıradan davranışlı bu adamı düşünerek hüzünlenmek yerine tüm gece malzeme muamelesi yapıp doğumgünü misafirlerini eğlendirdi. Kötü ama napıyım!! Erkekler artık bana, hayatıma kattıklarıyla gülmeyi öğretti. Onlardan nefret etmemek adına "komik şeyy" muamelesiyle yaparak en azından içinde bir ümit taşıyan kızlardan olmak istiyorum ben de. Ne biliyim belki de bir tatlı misafir ve bir telefon gelir, ben hiç ummazken bitmek bilmeyen zaman içerisinde aşk beliriverir.

Bu sefer ki doğumgünü maceramda ben vardım, misafirler vardı, tirbişon vardı, hatta sırt çantamda "Sibel terk etti, yine hasta oldu gitti" denmesin diye sıcak savaş açabileceğim sıcak su torbamda vardı. Bekar bayanlar arasında bu sıcak sımsıcak, iç ısıtan torbaların "kocam" diye nitelendirildiğini de camianın içine girdiğimde öğrendim. "Kocan hayırlı olsun" sözüyle aldım hediyemi. Hande artık yolu buldu galiba; artık hasta olduğum da torbanı al koynuna herkes kendi yoluna diyebilecek bana:))

Bu doğum gününü de bir erkek vurdu. Her şeyin, herkesin olduğu masa da kutlama vardı ama doğum günü çocuğu yoktu ortada. Hediyelerimizi koyduk kenara, içkilerimizi doldurduk, Zehra'nın geliş amacını da rotadan şaşırtmak istercesine kadeh tokuşturduk.

4 yorum:

Hande dedi ki...

Antidepresanım benim, çok anlam yükleme bu sıcak su torbasına, yine bizim her ağrımıza iyi gelen biraz ilgi biraz şevkat bir de tebbessüm, gidiverir tüm ağrılar...
Sen yine karnın,kalbin,ruhun ağrıdığında al kocanı gel bana yerin bende hep hazır.

Acımadı ki deriz hep beraber :)

angel dedi ki...

Deneme 1-2 denemeeee:))
Yokmuydu bu İst.dan transfer beyin cebi falan,hani şöyle,
Takıl bana,hem hali hazırda kutlamada var;)
aaa yabancımısınız siz;)hiç olurmu şey öyle,kaynaşırız yarım saate diye tamamen misafirperverlikten :))
Yaa Sibel,şu Atilla bey dogru söylüyo galiba,
EVLENSEMDE KURTULSANIZ:)))
Öptümmm

Desertwind dedi ki...

Shhht , kiz kim bu Istanbul'dan transfer bey?

Bazen oyle bir sey olur ki , kime elini atsan kurur kalir...oyle donemlerim cok oldu...savastikca daha da beter olur...O yuzden birakmak lazim sanirim...icindeki o bitmez tukenmez sevgiye tutunmak lazim..aski disarda degil icinde aramak lazim belki de...

Ah sen bi de benim sicak su torbasini dinlesen..."abla bu kadini ben bile isitamam der" , belki de?:)

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

mocha çok severim yaw Sibelcim.Sıcak sutorbalarına demek koca deniyor. Többeee ben niye bunu kaçırmışım. Küçükken gece olunca annem bizi karşısına dizer eline sıcak su torbasını verdğini yatağa yollardı. Gece soğumaya başladığında bir tekmede atardım aşağı.Neme lazın en çok da o kısmını severdim. Öptüm seni Sibelcim